Üniversitemiz iki yeni fakülteyle dijital egemenlik ve fikir önderliği hamlesi başlattı. Yapay zekadan diplomasiye yeni nesil eğitim vizyonumuz hayırlı olsun!
Üniversitemiz, 15 Mayıs 2025 tarihli 9818 sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle iki yeni fakülte yapılanmasına geçti. Bu karar yalnızca tabelaları değiştirmiyor; “Türkiye’yi 21. yüzyılda söz sahibi yapacak yeni nesil kamuoyu önderleri yetiştirme” misyonumuzu doğrudan hizmete koyuyor.
Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi: Dijital Egemenlik Hamlesi
Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Bilgi Güvenliği Teknolojisi, Yazılım Geliştirme ve Yönetim Bilişim Sistemleri programları artık bu fakültede tek çatı altında toplanıyor. 2025-2026 akademik yılında Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi lisans programı da ilk kez öğrenci kabul edecek. Bu sayede;
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi: Kanaat Önderlerinin Kuluçkası
İngiliz Dili ve Edebiyatı, Psikoloji, İngilizce Mütercim-Tercümanlık, Türk Dili ve Edebiyatı, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi artık tek çatı altında.
Bu bütünleşme:
Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Ali Karasar’ın Mesajı
Yeni fakülte yapılanmalarımız hakkında açıklamalarda bulunan ve Üniversitemize hayırlı olması temennisini aktaran Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, “Bu hamle, sadece fakülte tabelalarını değiştirmekten ibaret değil; Milletimizin ve bölgemizin binlerce yıllık kültür mirasını geleceğin dijital diliyle yeniden yazma iradesidir. Öğrencilerimizin analitik zihnini toplumsal duyarlılıkla, yapay zekâ uzmanlığını etik bakış açısıyla buluşturuyoruz.” dedi.
Eğitimde Usta-Çırak ve SOBE Felsefesi
Her iki fakülte de ders tasarımlarını üniversitenin “usta-çırak ilişkisini günümüz pedagojisiyle destekleyen” özgün modeline göre kurgulayacak. Bu sayede öğrenciler daha ilk yıldan itibaren öğretim üyeleriyle birlikte gerçek projelerde sorumluluk alacak; sınıf bilgisi doğrudan sektöre, laboratuvara ve sahaya taşınacak.
Neden önemli?
Üniversitemizin yeni fakülte yapılanması; insanı, toplumu ve teknolojiyi aynı masaya oturtarak gelecek on yılın en kritik iki ihtiyacını -kanaat önderliği ve dijital yetkinlik- tek hamlede karşılıyor. Bu stratejik düzenleme, üniversitenin kurumsal değerleriyle uyumlu biçimde Türkiye’nin yükseköğretim sahnesine yeni bir ölçek, bölgeye ise somut kalkınma gücü kazandırıyor.