Üniversitemizde Zülfü Livaneli ile Sanat Dolu Sohbet

Besteci, Yazar Zülfü Livaneli, Youtube kanalımız üzerinden yapılan “Alev Alatlı ile Murakabe Günleri” yayınının konuğu oldu.

Mütevelli Heyet Başkanımız Alev Alatlı tarafından hazırlanan ve Youtube kanalımızdan Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Ali Karasar moderatörlüğünde canlı olarak yayınlanan “Alev Alatlı ile Murakabe Günleri”, 11 Haziran 2020 tarihli yayınında Zülfü Livaneli’yi ağırladı.

Halk kültürünün önemi vurgulanarak başlanan yayına “Kendinden utanan bir millettik ama sonra halk edebiyatı benim dilimi, zihnimi, düşüncemi besledi.” şeklinde giriş yapan Zülfü Livaneli’ye Alev Alatlı, “Benim evimde ben türkü dinlemeye çalışırken benimle alay ederlerdi ve ben eksantrik olmakla suçlanırdım. Lakin o gün bu gündür kişisel ya da ülke olarak ne zaman ağır bir şey yaşarsam, beni hep türkü dinlemek kurtarır.” şeklinde karşılık verdi.

 

Livaneli: “Toplumun Önüne Çıkan İnsan Bir Marifet Göstermek Zorundadır”

Zülfü Livaneli: "Eskiden gider tek bir diş macunu alırdık ama günümüzde 70 çeşit diş macunu var. Her şeyin yüzlercesini sun ve insanların kafasını karıştırıp önüne geleni almasını sağla mantığını sanatta da yaptılar. Şimdilerde edebiyatta aşk romanı, cinayet romanı, gerilim romanı diye kategoriler çıkardılar. İngilizler ve Amerikanlar bir de edebi roman diye hikayesi ve marifeti olmayan bir tür çıkardılar. Bence, toplumun önüne çıkan insan bir marifet göstermek zorundadır. Örneğin, ben konsere gidiyorsam, piyanist piyano çalacak, ressam da resmini yapacak. Ama öyle bir sahtekarlık çağındayız ki medya hiçbir sanatsal değeri olmayan şeyleri ortaya çıkarıyor. Hayatımızda Amerikan filminden başka film kalmadı ve çok da alt düzey. Bu Amerikan popüler kültürü, herkesin ikili kimliği oldu bütün dünyada. Buradan kalkıp uçağa biniyorsunuz 12 saat sonra Asya’da bir ülkede iniyorsunuz ve aynı sinema, aynı tarz, aynı pop corn, aynı Blue Jean’i görüyorsunuz. Amaç, dünyayı tek tipleştirmek, standartlaştırmak, mevcut bütün kültürleri öldürmek ve bir tek Amerikan kitle kültürü yaratmak. Bu çok büyük tahribat yapıyor ve bunun nasıl önüne geçeceğiz bilemiyorum.” şeklinde konuştu.

 

Alatlı: “Resmin de Müziğin de Bir Davası Olmalıdır”

Amerikan kitle kültürü ve kapitalist düzenin insanlara ve sanata dair etkileriyle ilgili yorumlarda bulunan Alev Alatlı ise “Yani aynı Barbie bebeği hem Londra’da hem de Kuala Lumpur’un bir köyünde satacaksa, beğeniyi de aynılaştırmak zorunda. İşte bu kapitalistleştirmedir. Müzik de dahil olmak üzere birçok alan da giderek bu düzene giriyor. 70’lerde çıkan şarkılar bir daha hiç çıkmadı. Evet çıkmaz, çünkü milletin davası kalmadı. Roman’ın da müziğin de resmin de bir davası olmalı. Zülfü Livaneli’nin iyi olmasının nedeni, Zülfü Livaneli’nin hep bir davasının olmasıdır. Israrla senelerce söylendim ve suçlandım ama benim tezim, aklımızı başımıza toplarsak Türk kültürü, Anadolu kültürü dünyayı kurtarır.” ifadelerini kullandı.

 

 


Diğer Haberler Tümü



E-Bülten Kayıt

Okulumuz hakkındaki yeniliklerden haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakın.

Onay vermeden bu işlemi gerçekleştiremezsiniz
Kapadokya Üniversitesi veri sorumlusu sıfatıyla, verdiğiniz kişisel verilerin gizliliğini 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa (KVKK) uygun olarak ve büyük bir hassasiyetle koruyacaktır. Kişisel verileriniz, KVKK’ya uygun olarak işlenecek, sizleri Kapadokya Üniversitesi hakkındaki gelişmelerden e-posta veya telefon yoluyla haberdar etmek için kullanılacaktır. Detaylı bilgi için tıklayınız